Her şey bir şarkıyla başladı.
Şarkıya eşlik ettikçe çoğalan bir şeydi aşk.
Kalbini yeniden tanrıya adamak kadar kutsal.
Tanışmaktan hoşnut olduğun kadar inançlı.
Her şey şarkının sana söylenmesiyle başladı.
Herkesin balkona aitliğini sorguladığı yaşları çoktan geçtik canım.
Kalbinden uzakta yaşayanlara.
Yalanların sevişme eksenindeki sunuşlarına karşı koruduk kalbimizi.
İsyanımız da sırf bu yüzdendi.
İnancımız, kalbimizdi…
Sokaklarda korsan aşıkların sevgilerine karşı direnişimiz böyle başladı.
Bilirsin bizi.
Gömleğinin sol iç cepleri kanlı olanları.
Umudumuz kıskandırıyor olsa da dağları, gel bir sor kalbimize.
Dağ mı küçüktü, kalbimiz mi çok kırıldı.
Seni nereden başlasam anlatmaya, bu şehrin ışıkları kısılırdı.
Gözlerin düşerdi üstüne karanlığın.
Yarına ait umutlar artardı.
Solmuş çiçeklere can verecek kadar şiirin dökülürdü dualarından.
Kendi şarkını kendi kalbine söylerdin.
Kendi kalbine ilham olurdun, ama kendi hayatına yabancı.
Uzunca susuşların ardına sığındığın anlar, dağları aşardı senin.
Ellerin, bir şifahane misali dervişleri çekerdi.
Ellerini tutsam yeniden yaşama dönerdim, dudakların, gözlerin.
Böyle şeyler de söylemek geçiyor içimden.
Ki kalbimi bilsen, seni düşündükçe…
Tamam, neyse sustum.
Varsın bu susmalar başka bir baharın serzenişi olsun.
Söylesene şifa ellerindeyken, kalbinde nasıl bir şehir sakladın enkazlar ardında.
Kimse masum değil canım, kimse melek.
Herkes kusurlu, herkes kendi günah karanlığında.
Senin kusurundu kalbini anlatmak.
Ki kusuruna ait olunca, kalbini anlamak.
Ne büyük bir nimetti, kalbiyle dilini yansıtmak.
Şimdi varsın içine düşen her şey seninle yaşasın.
Bir hayat var, bir de sen.
Yaşamanın umuduna olan inancını,
ancak böyle anlarsın.
Acına katil oldukça, aşkı bilirsin.
Şimdi, çocukluğuna dönmek ister misin.
Ne desem eksik, ne düşünsem kızgın ve öfkeli.
Tanıdığım kalbi kırıklar hep böyleydi, şehrin asi yanını yaşarken, merhametini göğüslemekte onların kaderi.
Hevesleri kursağında kalmış tüm adamları.
Kalbi rahminden daha fazla kanayan kadınlar sarsın isterdim.
Saklayacak aşkları kadar kutsal, incinmiş kalpleri kadar derindi onlar.
Bilmezdim büyümenin bu kadar sancılı olacağını.
Büyüdükçe azalır sanılan dertlerin, küçüldükçe büyüyen kalbim olduğunu.
Şimdi yeniden dönsem o şiirli yaşlarıma.
Islanmaktan kaçtığım yağmurları ağlamazdım.
Kalbimde tahtı istemediği halde boğulan şehzadeler.
Gördükçe korkularım ve artan sosyal anksiyetelerim var.
Sana nereden başlarsam, bir yerde eksiklik, bir yerde başlayan baharlar.
Bir yanda şehir fetihleri, bir yanda yarına ertelenmiş kederler.
Bir tepeden gece yarısı şehri izler gibi izledim gözlerini.
Öylesine ciddiyet yükledim ki kalbime.
İncinsin istedim, incinsin.
Hafızası dolmuş bu şehrin, yalancı aşıkların solmuş sözlerine eşlik edecek kadar zamanı kalmadı.
Kendi aydınlığını arayanlar, kendi karanlığından korkar oldu.
Şimdi hangi şarkı yeniden inandıracaksa kalbi, şiirin ilhamına esir.
Her şey bir şarkıyla başladı, her şey bir şarkıyla sona erdi.
Bunlar başka aşkların şiiri canım, bunlar başka kalplerin meseleleri şimdi.
Şehir şarkısını söylemedi.
Çocukluğuna dönmek, bir şiirdi, bir şarkının ilk sözleri gibi…
Şarkın yeni başlıyor senin.

Bir Cevap Yazın