Kategori: opus sanat
-

op.225: usame yördem, esneme dersleri*
Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Şüphe. Çok yazdı, terliyordum /yanında…
-

op.224: cevat galip tan, haset veriyor*
Haset veriyorŞu kuşların cıvıltısıVeKapmaları en güzel yeriHer seferinde.Ne şanslı insanım ben diyorumBu güzel sohbetin içinde.Şımarmaksabenim hakkım değil de kimin hakkıdır?Kanatları çarparken yüzüme yüzüme.
-

op.221: elif burcu özkan, sanrısal*
Ah şu senin kurgusal kümülatif külahınRadikal retlere boyun eğen romantik rezervinSuallerle sere serpe yırtılmışSuskuna sataşmaktan sararmış kimliğinBunlardan bir takımyıldız oluşturmanın neresiMuktedir mercilere makul?Biliyorum akil olan senin gömleğinde sakil bir düğmeToynaklı oynak zihninde herkes işlevsel kulBiliyorum, üç yüzün, beş yüzün susmayan…
-

op.218: sevda altınkaya, boşluğun dışındakiler*
Gidenler ve gelmeyenler aynı kişi değildirÖnce bunu söyleyeceğimzam-anhiçbir şeyi tüketmeden yok etmez Boşlukları doldurma sanatına yaşamboşluğun dışında kalanlara insan Boşluğun bile dışında kalarakKanıtladığın nedir bir insan olarakBoşlukları dolduralım hanımefendievet biraz kayarak, biraz sıkışarakve biraz nefessiz kalarakDolduralım boşluklarıMutlaka arkadan gelen birileri…
-

op.217: furkan doğan, birey olmak için hep batı’ya*
Eski bir Türk filminde yaşamak istemiyorum Ne de olsa şehir olmak için yapıldı bu gökdelenler Nereye dikilirse dikilsin artık Ben bıktım seni uzaklaştıran her şeyden Şehirleşiyoruz diyoruz ben seviniyorum İki yabancıyı gözlerinden tanır buradakiler Birey olmak için çok geciktim Modernleşme…
-

op.216: usame yördem, seni seviyoruma verilebilecek cevaplar yahut alternatif ölme biçemleri*
Seni seviyorum’a ne oldu?Ne oldu, böyle uzun ve uzak sözcüklerin düz bir anlatımda kullanımına? Delirmiş ellerle yazmaya teşne şeyler;Bu ne demekti diye bakarken sözlükten,Kuru mu, yavan mı, ne olduğunu kestiremediğim,Anlamlar kurmuş ve eski bir yalnızlığı unutmuştum. Yontuyordum, olmamışlığı.Olmamıştık, bu ne…
-

op.215: nursima aslıipek, çocuk ve deniz*
Güneş batıyordu. Aydınlık karanlığa, gün geceye dönüyordu. Onun için en güzel, saklanmanın en kolay olduğu zaman geliyordu. Bir şeylerden kaçmak, saklanmak, çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlamak için gece her zaman güzel bir vakitti. Onu duyanın sadece sokak lambaları olduğunu bilmek,…
-

op.211: cevat galip tan, bütün gece olanlar aşkına*
Bütün gece olanlar aşkına,Ben de bilirdim Kıçımı devirip yatmasınıAvare avare dolaşmak yerine.Ne hikmettir amaCamdan çıkmadı,Kapıdan da geçmediSuratıma yapışan Şu baş belası kasvet.Akıp da gitmedi gözlerimden bir türlü.
-

op.208: feyza menteş, pansuman*
Sırtım soğuk bir koğuşta yaslıdır. Garantisi birkaç yıllık gençliğimde yediğim darbeler, uzun ömürlüdür. Nezarete düşmüş yüzüme bakmayın, gözlerim biraz cop iziyle kaplıdır. Paramparça ruhumu sınama istekli hasretlikler, un ufak etti sanmayın. Tepelere bakarken yakaladığında Tanrı beni, kepengi indi, bütünlüğe yeminli…
-

op.207: bilgehan tuğrul, öpüşen geyikler de vardır*
beni beklemen gerekirdi çünkü insan sevdi mi öyle yapar çamaşır iplerinden kolye takmaz insan sevdi mi kendini asmaz elbiselerini kurutur üzerinde kanakalem çalışmaz beni de alman gerekirdi iki resmi yan yana yakarak çünkü insan sevdi mi haricinde terk eder biliyorum…
-

op.206: sevda altınkaya, soydağı*
Dünya, ne kadar içten dönüyorsun anlatİçinden yıkılırsa bir resimRenklerin ağzında kan kalmaz mı yeşilden geriyeAnlat, eski bir çocukluktan başlaNeden sabrı kalmamış yerküremin/ biliyorumDurmadan anlattığım içinDinlemiyor hayatın hiçbir kulağı beni Dünya, ne kadar içten dönebilirsin en fazlaİçinden kıyılmaya başlarsa bir poetikaÇarpık…
-

op.205: adem üren, şikayetname*
yıkıldı gövdemde bu bir hipodromdurne yarışın bitimine/ne zulme ne ölümeteslim olabileceğim bilekler yoktur bende nemrut kadar uzağındayım her şeyinbir sevgiye ıslak ağızla yaklaşsamöldüreceğim kesin. düşünmedim hiç böyle kesileceksemdölden diye bir günbu cenap bu et bu açlık aynı anda okunmuyor. çiviyi…
-

op.204: yusuf uzun, ihtimal süngüsü*
Beklemek, olanaklara yenik düşmekse eğer kısır bir döngüde, kendi döngüsüne sıkışmış şehrin tekerrür taşları arasından sızan suyun biriktiği çukur bulunmak ister birileri tarafından. Çünkü bu suyun altında nefes tutmakla eş değer geliyor bazen var olmak ve bu uğurda hükmün çabasına…
-

op.203: eray erkin, helicobacter pylori*
yöneldiğim her yaşantının bir önceki günü yaşamadığı ne malum?sizi alt satıra eledim bu yüzdenmideme mikrobunuz yapıştıdünyanın yüzde ellisinde var ama kaçında doğuştan yaşar bu şeyben alıştım buna orta seviye yaşantının üst ve alt kargaşası yokturne avam ne kast bildiğin sınıfsızbir…
-

op.201: usame yördem, burada olmalıydın anları*
O’na… Keşke bu kadar keşke dememiş olsaydım. Bir dal olur kırılan ve yerde; insandan olma, ona tutunmak şöyle ayrık dururdu, kaybın icadıyla ve hayatıyla.Orada durur ve şöyle derdim hayta hayata: aşılmadık şeylerin ilki, bana ne demişti? Burada olurdun ve aksardı…
-

op.199: mehmet sezgin sarı, kar şenlikleri*
Erdem’eve annesizliğine çocuklar sağarken evlerin dökülmüş sıvasınıkolay değildir on dördünde ölmekgömülmek bir yanardağ ağzına ki dünyaizlanda’da çakmak taşı olmayan yolcukalemlerin kırılışını, topallayan seneleri,çuvala koyarken eylülüöksüz sevgimiz geçiyor ellerimden dikiyor göğsünü yara kabuklarındanmavisi dökülmüş her okul önlüğükör sancısı ışıklı yoldanve yaban…



