Kategori: opus sanat
-

op.266: eray erkin, mindfulness
ışıkların arkasında diyorlar bahar içinkütle içinde sarkastikliği yadsınamaz bir zenneramallah’tan buharlaşır da sandıkla varır evimeçevremi kolaçan eder yine de doğruluğuna inanmambana kışı anlattılar çünküyağmurdan sonra güneşin var olmasınınbende yaratacağı hangi etki bocalar sıcaklığı ayaklarımaetna’da erezyona bastım da geldim hissedemedim sanki…
-

op.265: şevval özdemir, kütle çekim kuvveti*
Şimdi artık eskisinden çok daha ağır olduğu için kütlenMuhtemelen dolanamıyorsun gezegenlerin kuyruğundaBazen çocuksu bir dokunuş geliyor göbeğinin arkasındanGökyüzüne bakma dürtüsüPapatyaları katletme dürtüsüKelimeleri ezme dürtüsüAnnemi sinirlendirmeBabama sarılŞimdi artık eskisinden daha ağır olduğu için başınMuhtemelen göremiyorsun aramızdaki sonsuzluğuParmağımda bir kağıt kesiği kadar…
-

op.264: cem kurtuluş, vatan sağ olsun*
sarhoşluğun en derin kıyılarında yüzdüm kimsenin bilmediğiyazdıklarımın “şiir “ olduğunu söyleyenlerin yüzüne birkaç şey çarptımüç penaltı bir gol çağından gelerek dünyaya basit bir gol atmayı denedim, başaramadımsonuna kadar gitmek deyimini yanlış anlayarakmağlubiyetlerin üstüne mağlubiyetler ekledim bu mağlubiyetler bana kitap getirdi,…
-

op.263: batuhan çağlayan, kelam adakları*
II. Oyluğu Gecenin Mösyö Kadıoğlu’na. Seviyle dolmuş mudur ayrılığımızdaki gecede;soluğumuzdaki birikmesinde yolun kazınmış toprağındayız — seskimsessizlikte toparlanmışaklın kayığında, bir kertenkeleylesorgun kaybolmuş sohbetlerdeyaşmezar atımı katiyetinde. Buyur, korkma, konuşGecenin ağzıyla konuş —oyluğuyla gecenin, konuş, sen de konuş. Uzun bir nefeste, yekparecenin kalpte…
-

op.262: yakup diker, olmayan birine seni seviyorum dememe dersinden sonraki ilk teneffüs*
Ama yola koyulmak yolu bitirmek gibiYolu bitirmekse eğerPerdeler yüzlere çekilsin pencereler yerineİnsanlar çeşitli renklere boyansın yaşamış oldukları evler yerine.Ama kan kusalımAma acımayalım / acımayan yerlerimiz olsun.Bir yerlerimiz kırılmasın, bir şeyler bozulmasınBir yerlere erken dönülmesinGeç kalınmasın bir yerlere. Tuz basalım tenimize,…
-

op.261: erkan katırcı, doğmamış kızıma ölüm*
aynı düzlemde farklı arayışlar içindeikircikli bir muson ikliminde buluşalımbir doğumdan ibaret Beytüllahimson demleri buelimin kolumun bağıçözüldü çözülecek ruhumbir kızım olmuş sanırsınyüzüme baksan üç iz var yüzümdeüç parmaklık hapisaynalardakendini aramak yanılsamadıraynalardayüzüme baksankırık dökük bir sen görürsünyüzüme baksankızım ölmüş sanırsın bak yüzüme
-

op.260: mehmet sezgin sarı, 503 kilometrelik cetvel*
“meğer hep çocukmuşumbüyümemişim, kalmışım” Kıraç’ın bir şarkısından… bir yasayla af çıkaralım gençliğimizekimse buna dur diyemez nasılsafırtına çıkar, ütüsüz bir gömlek gibi yakışır aramızaben petunya sularım, bu böyle sürüp giderkaçak kat çıkılmış soluklardanmevzileri terk edilmiş bir koşuşturmaellerimizle dikilir bahçeye oysa siyahın…
-

op.259: umut yalım – deneme 1.4*
yeni kâdim’in yatay-insanlarıyız artık. altıncı döngü başladı çoktan. tamam; neo’ya, yeni diyebilirsinama neo, yeni’den çok, mesihî bir kavram. jel beyinli evanjellerin dayattığ bir kuram. insan unutanddır. ins ve ân. öldüğnü bile unutacaksın birgün. canlısın ama sağ değilsin artık. tenin artık…
-

op.258: mehmet can çelikkol, çok canım sıkılıyor*
Ülkü Tamer’in Konuşma şiirine ithafen. Ahmet, yaptığı eylemin nedenini sorgulama arzusu ile yanıp tutuşsam da iyi bir çocuktu aslında. Cenaze boyunca düşündüğüm tek şey buydu. Hatta cenazeden sonrasında bile zihnimi uzun süre rahatsız eden, geceleri uyutmayan düşünceler arasındaydı. Kendini neden…
-

op.256: alperen koç, emre ay ile söyleşi*
Şiir yazmaya nasıl başladınız ve sizi şiire yönlendiren şey neydi? ” Müziğe karşı büyük ilgim vardı çocukluk yıllarımda. Ezgilerin dünyasında seslerin büyüsüne dalar, kendimi ve rüyamı büyütür dururdum. Zaman içinde bu büyü, geldi sözcüğe dayandı. Sözcüklerin dünyası kadar benim sözcüklerimin…
-

op.254: hazar izgi, şeyhler ve garipler*
şeyhler ve garipler,allahların tuttuğu defterleri taşır zalimler.ölüm bitmeyen bir moda memlekete,kabir soruları çalın! ahiretin belinde kanlı kurdelesinde. özümü hiç ölümseyemedimörmeden önüme önlüklerannemin o öpülesi ömründen.imlem imlek inlerdimimdi batar güneş derdi dedem. ölmediğim o zamanlar; allahın tuttuğu defteri taşır zalimlerzalimlerin tuttuğu…
-

op.252: feyza menteş – taşsız, tahtasız mezarlar*
Altı çizik tekrarların mürekkebiydi dilimdeki kan, yol çalışması bitmeyen şehrin sokaklarına tükürdüm, morarıp kaskatı kesilmeden ağzım.Belki nefretim, aynı istikamet üzerinde sorgulamaktandı bir şeyleri.Hep aynı yönden vurulunca delindi kafam.Şarjörü dolu bir tabanca gibi tetikteydi ruhum, yine kabzası döndü parmaklarımda. Ateş etmek…
-

op.251: erman şahin, şirk*
bir yalana üç kat sıva gereküzerine atılacak biraz şükür cennet bir ninnibarut kokusu gözlerinikapatırken çocukların kulaklarında kırık beşikyıkık duvarobur tank ağzına kül sürecekatomu aldatan eller dünyanın bahçesindebinbir dilli ahlar kızgın demir bashatırlayan yanına bacaklarına değilyüreğine kuvvetölülerini ilk terk edenlerinsımsıkı kilitlesin…
-

op.250: aykut akgül, zamanını sorar*
onu dedim bu masadaki hiç kimse affetmesinçünkü artık uğruna öleceği bir hikayesi var yorgun avcılar yoludur burasıburada şarkıların ima ettiği bazı baharat kokularına sahip mutfaklarve her kanat çırpanın özgür olmadığı bir gökyüzü vardırhatta tutanak tutan melekler bile görülmüştür lacivert üniformalarıylakerrat…
-

op.248: yiğit ergün, aşka altın vuruş*
kaskatı duruyorum. beni çözmene ihtiyacım varsürekli aynı şarkı çalıyor.. sanırım sen gelene kadar susmayacakaykırılıktan yoruldum. ayrık otlarım ölü.güneşin doğuşunu seyretmeyeli bilmem kaç mevsim oldu? fikrin yağmalıyor odalarısesini unutmak ne mümkünonca psikoz dururken sende deliriyor ruhumsana söyleyemediklerim kalemime dökülüyorseni bütünleyen her…
-

op.247: esra aydan, hipotermi*
Büyü bozulduo deniz bulanıkimmun sistemimin bana verdiği yetkiyledebisi artarak çoğalan iç sesimi çağırıyorumçocuksan hâlâ ve bilincindeysen bununve iki defa düştüysen bir yaranın üstünebildiğin bütün normları unutcanı yananUranüs’ten hızlı soğur Dili karıncalanan bir insanın peltekliği mazur görülebilirveya aklı karışan birinin soykalığıtüm…



