Kategori: edebiyat
-

op.174: emrecan doğan, balkondaki adam
Sahne 1 – Başlangıç Anlatıcı: Balkondaki adam, ne evin içine aittir ne de evin dışına, yani sokağa aittir. O, her iki tarafa da ait olamamış bir gariptir. Sahne 2 – Mutfak Ses: Yere basan düzensiz terlik sesleri. Çaydanlığın içinde su…
-

op.171: toprak şems tezcan, her hayırda bir şer vardır
salınıyorum yedi kızılın mavisinde süblimleşemeyen bir gaz gibi ozonlarıma ayrılıyorum, deliniyor tabakam bodrum’a gidiyorum daha önce gölgesinde dinlendiğim ağaç artık yok, bir metamorfozla otele mi dönüştü diye düşünüyorum /gözüme bir tabela ilişiyor: “bu otelin yapımı sırasında hiçbir ağaç kesilmemiştir.” tabelanın…
-

op.170: atakan aydın, 21. veda
Saklandım ten acısı mevsimlerden gizlice Atıldım amansız sokakların boşluğundan Bir apartman boşluğuna. Sikmişim! Sık şu dişlerini Tut şu çocuğu yavan yokluğundan. Devrildi, çarpışan göğsümde kanayan adı-n Alındı, aklımdan inandığım şu masal Büyük yanılgılar eşliğinde gelmiştim ben Ve gidiyorum -Bu bana…
-

op.168: meva yağmur, gregor
Kafka, Dönüşüm kitabında Gregor Samsa karakterini yaratarak ailesi tarafından metalaştırılmış ve kapital dünyada ‘çalışmak, çalışmak ve yine çalışmak’ zorunda bırakılmış biz zavallı insanları anlatıyor. Samsa, bir sabah uyanıyor ve kendini dev bir böceğe dönüşmüş halde buluyor, kitabın ilk satırlarında. Ama…
-

op.167: enes sarı, kırmızı tebeşirli bir her şey portresi
auguste rodin’in de diline gelmiş olacak ki, yamaları bir bir açılıyor derinin görünen o ki hayli iz sürülmüş üzerinde sesler ve resmedilenler kesik kesik aktarılmış yeryüzüne hayret! neyi bilmeye kalktıysam kapıma konan emanet avazın sokağa çıkarılışı çehremi çevreleyen izlerdeki karaltı…
-

op.166: furkan erşahin, bukowski’nin orta parmağı
Ne kadar çok derdimiz vardı, iliği çekilmiş dünyamızda. Halbuki şu etrafımızı çepeçevre saran duvarların çektiği kadar kimsecikler çekmemiştir. Uzun fırtınalar sonucu birkaç kanıya vardımsa da en ilgi çekici belki de şu olmuştur: Parkta oturmuş, ağaç gövdelerinde çalışan karıncaları izliyordum. Alnımdan…
-

op.164: nefise doğangün, kulvâri mızrakiye
Bana bir mızrak verin dostlarım. Yaşam kantarından artakalan genlerim sürsünler beni tarlalarda. Un ufak etsinler etimle kemiğimle. Ve dağılayım isterim, kalayım paramparça… Bana bir mızrak verin dostlarım. Önce kendime saplayayım ve kalayım orada. Kendi gözlerime haince bakayım. Ve yine kendi…
-

op.161: emre ay, hep hiç
benden kurşun geçildikıvrımlı boyun soyarken iştahlı çağ gözleriölüm içimde dirildi ertelenmiş vücut hatlarıterli şarkılı ten ataklarıgeçmişi uyandıran geleceği tasarlayanhala en ilkel ama hala en çağdaş nefes aktarımlarıdudakların kelimeler için kullanılmadığıkırışık bir karanlık zamanı herkes dağıldı çıplak aydınlıkta-kaldım kendimde göçmen- savaşan…
-

op.160: memozan, öyle bir şey söyliyim ki yaşarken, öldüğümde kafam edebiyat dergilerine girsin.
ama kim bilir ülkenin bir yerinde ne harikülade şiirler yazıyorlardır tam da şimdi harikülade şairlerin hiçbir şeyi umursamazmışçasına yazdıkları anlamlı sözler anlamlı acılar anlamlı güzel kadınlar ve erkekler anlamlı yıldızlar ve bahçeler ve her biri büyük edebiyat dergilerinde sonuna kadar…
-

op.159: umut yalım, opus sanat’ta çıkabilir bir şiirin nft olma isteğinin şiiri
birazdan, umut yalım tarafından (ne yazık ki) yazılacak bi r şiirim. düne kadar, en çok istediğim şey hayattan şiir olm aktı. beni, umut yalım yazsa bile kabulümdü. ancak artık d eğil. nft çıktığından beri, nft olmak istiyorum bir. ancak, um…
-

op.158: f. aylin gökçek, temyiz
nefes almam gerektiğinden söz ediyorum başlarda şu, elimde görmüş olduğunuz hayat hayret edilesidir. ikide bir kırılmasın diye unutup yanılmasın diye artık suçlanmasın diye kursağı bilhassa ona öğrettim. bir gün kenti boğazından kesen birisi vardı hazır elini kana bulamışken hazır bir…
-

op.157: yiğit bağcı, kabul etmek istemediğin bir gerçeklikti yaz
kana hızlıca karışmasın azgın ayrılık, sen ona yalnızlık detanrıya giden cinayet raporları arasına sıkıştır o tatlı temmuzuçırılçıplak yanlışlığında bırak tüm delillerisen bir dahabir bana yiğit deme! pimi çekilmiş bir bomba gibi taşıyorsun ya şimdi ellerindedilimi doğradığım sadakatsiz kalemi…yapma, saplama bir…
-

op.155: kenan albustanlı, secouer
kuş topluyorum, dağ kesiyorum içimden koltuk takımı yakıp sıvaya Sovyet Rusya anlatıyorum tarih mümkün, çatlak tabağa kırılmayı anlatıyor ve nasıl kararlı gözünden düşen o kızgın kızıl karanlık dahil yerim sarsılsa, diyorum kendine kırıntı kanaviçe toprak diyorsun, sarsılsın maymundan geldiğine inanmayan…
-

op.154: eray erkin, ültimatom
ben bu hayatın neresinde mevcudum? bir bakmışsın otuz yıl geçmiş fındık toplayan püsküllü teyzeler kalmamış oldukça liberal koyunlar otonomlaşmış arılar metalik yüzüm buruş buruş peki ya şimdi diğer insanlar olsaydım ne düşünürdüm? belki stanford üniversitesinde merdiven altı akılalmaz deneydim sonraki…





