Kategori: görsel
-
op.181: talha yakup atlı, ters düz 2

Çevrimiçi Düzenleme.Digital edit-Dijital düzenlemeSketchbook’ta tasarlandı.Designed by using Sketchbook.A4 300 Dpi715×895 , 842.4kb/09.08.2022
-
op.97: galeri bu x art50.net: all in one’02

galeri bu x art50.net, ekim 2021 Ahmet Ağıllı – Aytaç Beyazgül – Bahar Artan Oskay – Baysan Yüksel – Bedia Ekiz – Bengisu Bayrak- Berk Gürle – Cem Onat – Ceyda Güler – Deniz Defne Acerol – Deniz Doğruyol – Didem Ünlü – Doğa Ünyaylar – Elif Çelebi – Erman Gürcüm – Funda Alkan –…
-
op.66: auteur sinemanın ilk izleri ve başlangıcı

ülkü sönmez, şubat 2020 Sinema sanatı, toplumla birlikte iç içe geçmiş kültürel temsilleri yansıtır. Öyle ki; topluma, kimlik rollerine, gündelik yaşama ait önemli izler taşır. (Ryan & Kellner, 2016) Aynı zamanda kültürel temsile sahip olduğu için toplumun şekillenmesinde de rol oynar. Toplumu şekillendirme amacıyla kullanılan sinema, özellikle 1917 Ekim Devrimi ile Rusya’da çok büyük bir…
-
op.63: merkez – çevre ikileminde taşra nerededir?

ülkü sönmez, şubat 2020 Kişiler, içerisinde var olduğu -yaşamını sürdürdüğü- yeri adlandırmak, bir aidiyet hissi oluşturmak ister. Kuşkusuz, bu adlandırmaların toplumsal süreçlerden bağımsız düşünülemeyecek bir bağı vardır. Taşra kavramı; merkezin dışında kalan, merkez olmayan, merkezden uzak kaldığı için de ötekileştirilmiş bir kavramdır. Merkezin ötesinde olan taşranın, yerini belirlemek için merkezin tanımını yapmak gerekmektedir. Merkez olarak…
-
op.40: bi sinema, rosemary’s baby

kerem nadir özcan, aralık 2020 Roman Polanski’nin en önemli filmlerinden biridir Rosemary’s Baby. Yönetmen; ana akımın seyirlik, gerilim, korku türünün olanaklarını, çekildiği yıl olan 1968’de kullansa da bize sadece iyi vakit geçirtmek, Hollywood korku sinemasının slasher filmleri gibi vaatler sunmaz sadece. Alt metniyle birçok şeyi söylemeye çalışan bir filmdir. Rosemary’s Baby, tam da çekildiği yıllarda…
-
op.33: bi sinema, hillbilly elegy

umut kaygısız, mart 2021 Ağladıkça yükseldi duvarlar, temelli aşılmaz oldu. Kapısı olmayan bir yere gökten indirilmiş gibiydim ama üzerimde tavan yoktu. Altımda beton yerine toprak olsaydı şayet, kesinlikle kazardım onu. Ama yok, bulamadım. Oraya nasıl geldiğimi, neden oradan bir türlü ayrılamadığımı ve ilk defa ne zaman ağlamaya başladığımı. Hiçbirisinin cevabı bende değildi. Kendimden başkasına sorabilmek…


