Kategori: Genel
-
op.433: emre gürkan kanmaz – aynı kitaptan iki tane almışım*

Aynı kitaptan iki tane almışım geçenSarhoş gezmiyorum ne zamandır çay içiyorumZamanın eteğini kaldırıp altına bakmıyorumYoluma bakıyorum haftaiçi çalışıyorumAma aynı kitaptan iki tane almışım şaka gibi Aşkın ötesinde bir duygu var senle aramızdaSenle aramızda kaymak kıvamında nedensiz bir sevinçYapay zekanın yaptığı bir şarkıda kaybolamamakKaydolamamak da yeniden ilkokul bire birdenbire Sarkastik değilim halimize tükürükler saçarak gülüyorumYahu güllü…
-
op.366: fatih bozdoğan – kadına*

Yaşamanın ne olduğunu hatırlıyor muyuz biz?Mutlu olmak çabası bize uğramayalı ne kadar oldu?Bilmiyoruz demek ayıbıdır dürüstlüklerin, bilmemenin acizliğindeyizFarkında bile değiliz yürürken artık;Kimler düşmanı bizlerin, hangilerinden darbeler yiyebiliriz? Yağmurlu havaların ıssızlık kokan gecelerindeDamlaları ne kadar kırmızıya döndürebilir kaderlerimiz?Sabahları güneşin vurduğu birikintiler şiddet kokar Ağlar artık yüreklerimiz suyun ışıklara kırıldığı asfaltlarda. Her gün dökülen kanları anlamlandıramamaktan titrek gözler gözler görüyorum.Acımasızlıklara, yorgunluktan…
-
op.364: mustafa güngör – de novo*

kurbağalara baktın, bittiterziler de gitti Hikmetsen de gitgördüklerini göreceklerine rehini bil deöyle git i.bi çocuğun en büyük olduğu yasa! kurutulmuş bi dondurma neye benzetilebilir şimdidenki her elmanın tadına öteki ısırınca varılacakkendevrik masalarda kartvizitşampanyalı cenazeler… öte şehirlerin isimlerini keşfettiği atlastan beridir kayıp, her şeyi-düzeltmeye kalkışan bi hindistan seyyar duyumsamalardan müteşekkil düşlemi, fiyakalı bi seyyahın etiketi elvedasının…
-
op.363: mehmet kılgı – kullanımına uygun olmayan okul defteri

Artık soğut göğsünde toplanan ateşin bulutlarınıYağsın kendinden alacağın intikam.Olan olmuş vesen dünyayla tanışmışsınOturmuşsun ortasına postunun; töre bilir, yöre bilirBir oku gevşek bıraksan otağın gergin Ey benim hangi çağ olsa boynu ip yanığı taşıyan kalbimAldatmasın seni Brüksel’den lahana Japonya’dan atom alışınBuruk bırakmasın seni yeniden ve yeniden OrtaDoğu’da kurşuna dizilişinDirilişi muştu bilenler üzdü biziDevrim yaza yaza duvarlara…
-
op.362: zülâl menekşe – merhaba polonya*

keçe nefes merhamet et ciğerimdeki bu sızı başka keçe nefes işte kadife zehir merhaba polonya fikrimi zapt edip elimde olmayan bir yola koyulmuşsam şaşırdığımdan o yaz gecesi huzuruna omzumda bir şal anımsadığımdan gamsız yarınsız eskilerden kalma soluğum su gibiydi ve bir esinti sıyırdı dikenimi kusurlu derimi …
-
op.354: gül ebrar ataş – açıortay*

genç kızlığa af çıkar allahım ve zamanı başa sar-güncemi açtım-içimdeki parktan alnıma diktiğin açıortaylauçurtmamı, ağzımı, saçımı bozduno bozumu soldan sağaesir, kantarlı, kısa yerleri veseni sevdiğim kalbimi akideyle kurdum kibeni dağıtılır halde bir cuma çıkışında bırakmana uyayımdoğrusu şevkimiemilebilir, domuz jelatiniyle ömrü uzatılmış sevaplarahalk edeceğini ummazdımben teheccüdde bile karşındaydımgeceler boyuncaburnu kadınlığa çarpık babetimlesana fiyonklarımı verdiğim oğlanı yakardımonun…
-
op.274: erkan katırcı, iyi huylu bir iktidarın son günü*

sana hiç teşekkür etmedimbeni sevmediğin içiniyi huylu bir iktidarın son günü bu,suni vaatler eşiğinde uzunca durdumsıradan bir gülümseme iledört parmaklık selamlamalar,bugün “iyi ki”lere yerim yokövünmek gibi olmasınkendimden geçmeyi iyi bilirimkendime gelmekle ilgili isegöz alıcı sorunlarım yok değildirgözlüklerini talep etmek hakkındırince görmek adına, seni pek tabii anlıyorumbeni sevmediğin içinhakikatin er ya da geç ile ilgilendiğini sanmıyorumcebinden…
-
op.213: atakan aydın, bacak arasında anatomi*

Masum bir sokulmadır, uzun soluklar ardından bakındığın o geceAğzı yırtık çarşaflar kendi taraflarına bağırırZamanın oylumunda, bükülür sessizlikKıvranır yatağın yaylarıİşte ben geliyorum dünya. Gecedir, kum saatinin geriye doğru akmasını bekleyenSahibidir aynı zamanda, karşılıklı sert bir direnişin.Dolanan dil, zehirli bir oyuna çağırır herkesiNefes almak, solumak şimdi gizli bir bilmece. Geçirir zehirli dişlerini, odanın içinde dans eden ‘SES’Yankılanır,…
-
op.188: şehriban yaman, kaybolan

Zarrab, tombul ellerini saatlerdir suyun altında tutmasına rağmen, üzerindeki kırmızı çiçekler bir türlü silinmemişti. Gittikçe tedirginliğinin yarattığı korkuya teslim olmaya başladığını hissediyordu. Her zaman yaptığı gibi ne zaman bir ümitsizlikle karşı karşıya kalsa çareyi duvarlara yumruklarını geçirerek ağlamakta buluyordu. Bu kez de öyle olmuştu. Artık daha fazla dayanamıyordu kafasındaki düşüncelerin ağırlığını hiç zevk alamadığı bir…



