Etiket: aykut akgül
-
op.422: aykut akgül – giyotin*

kanıt istiyor zamanzehir, sihir ve tarif istiyor mesajlarbüyümüş çocuklar kadar inkarcıgüverte delecek imgeler kadar metal vazgeçemediğim bir mide bulantısıyok etmek tasvir de etmektir hiçliğivaktim şaşkın, kararlarım fikirsizama anlatamambazı mevzular bahsi geçince anılmadıkları için geçerlikaçtıklarım ifadesizliklerime sığınakben kimsenin bu hikayede ağlamak için bulunduğunu düşünmüyorumsöyleyebileceğim fazla bir şey yokgiyotin güzel bir enstrüman olsaymış meselabaşladığım yerde bırakıyorum pervasızlığıher…
-
op.374: aykut akgül – doyasıya fuzuli*

belindeki yara alnındaki dişim seni geberinceye kadar görmeyeceğimyobazlar ve Türk asıllı mafyalar bana çalıntı bir arabaymışım gibi bakma seni yerim manevra alanları ve oryantal mermiler aşkına saldırseni saklayacak ritimler bu eflatun sessizliğe eklendieflatun ve anlatılmaz tuhaflaşmalaraynadaki donukluğun içindeki biriken hayvanların işaretidiş kırılması şahsi bir mağlubiyettirher beslenme çantası çocukluk kokarortodoks sancılar ve sendrom fışkırmalarıgörünen hep önceden zaten dargınotobüsler matematiği…
-
op.320: aykut akgül – ey rab*

mualif bir itirafitaatsiz tekrarve şairlerin yamadığı bir ülkenin yumruk lekelerimarjinal iblislerve köhne ibişler arasındaki pinpon topu olmuş şiiriktidar deyince sıklaşan saflarmerhamet deyince iseen az beş top sahasının yan yana yaratabileceği denli büyük boşluklaranadan üryan afilive algısızlık babadan mirascanınızı sıkmıyorsak öğrenin istedik aslı astarı nedir bu dalgınlığınomuzlarımda postallarıyla kolsuz tüfeklerikahrından salvolar atıyor havada konuşamayan sivilliğimbeni mistik…
-
op.250: aykut akgül, zamanını sorar*

onu dedim bu masadaki hiç kimse affetmesinçünkü artık uğruna öleceği bir hikayesi var yorgun avcılar yoludur burasıburada şarkıların ima ettiği bazı baharat kokularına sahip mutfaklarve her kanat çırpanın özgür olmadığı bir gökyüzü vardırhatta tutanak tutan melekler bile görülmüştür lacivert üniformalarıylakerrat cetveli ezberinde doğan çocuklar falan olmuşturbütün piyanistler anarşistbütün renkler takvimlere düşmanbütün resimler öznesinden utananve bütün…
-
op.195: aykut akgül, yüz karası*

yarasından söktüm ben bu şiiri bensizken ilmihali sarkıyordu imgelerinin belleğimin tuttum bütün yataklarını yaktım bir gece ihtimallerden ülkeler gezdim sırtımda kasabalı bir kambur gırtlağıma dayanmış banka ekstreleri sararmış dişlerimle yenildik huysuz kahkahalarla yumruklaşmış çocuklar kurgular ve rüşvetle çalışılan mabetler gördüm gözlerim vicdanımın yüz karası kapılar çarptım pencerelere perdelere fırlayan izmarit közleri doğurdu parmaklarım hangi taşı…
-
op.153: aykut akgül, şarap ve el parçaları

ensemdeki evsiz kesik patlamış mısırın üstüne sıçramış kan öbekleri imkanı yok ama alt tarafı pay istiyorlar çiviler çiğniyor yavaş yavaş kafesin içindeki papağan gözlerinden başlıyor bilinci kaybolmaya balkonlar ve maymunlar aşkına yanaşma kınından yalnızca bir piyanoyu parçalamak için çıkacak kılıçlara ışıl ışıl mışıl mışıl tıpış tıpış inan bana aklından bir sayı tut ve ışığı kapat…
-
op.136: aykut akgül, suyun yanması

milyarlarca surattan oluşan boşluk bütün girdaplar bir şeylere azmettirici tekmelenerek paramparça olmuş sifonlar cenneti saç tellerinden haşmetli mezarlıklar yaptık şehvet o bilindik süslü cevaplarıyla dağıttı olanca kalabalığı diş fırçanı havluna sarıp kaldırdım az önce ve biri bana neden giyindiğimi anlatsın neden tabanlarında her kestirme yolun çamuru var neden erkek spermleri bulamıyorum damağında hiç ruhunu kaç…