Kategori: adem üren
-
op.443: adem üren – bir gül eksik, bir katil fazla*

Oldun bir rehber, yanlış yeri gösterdin. Oldun aslında bir def ve ellerinden yırtıldı. Bu kar, bu dünya, bu açıklık ancak sana yeter. Yandım ki kollarım kalkmaz olsa da, Zebur’un ve Davud’un ağzında bir laf aradım. Dedim ki: İyi olacaksam, bu dermanını denize yatır, istemem, sağ ol. Sen annenin elindeki nakışın tek örneğisin. Güldün, ikna olunmaz bir akşamüstü. İnat ettim, sonra inkâr ettim,…
-
op.430: adem üren – baraye*

sen ancak bu geçişte çatal karası yüzünle ancak durumu özetleyen her şeyin kısmetinde uzanırken ve kaybederken ve her şeye kayıtsız kalırken de güzelsin odalarını Allah’la dolduran bir evin kendisidir ellerinde tuttuğun çiçekleri senin sanışın ne kapın çaldı ne evin yıkıldı ne sorular sordum da bu ülkeyi anlamam ne unun ne bıçakçının beyazlığı gibiyse de mahallesinde düğünü ve cenazeyi aynı gün sayan aynı insanlar büyümek…
-
op.393: adem üren – harakiri*

Bende biraz tuz olsaydı eğer kadere inanırdım Berlin’de ve ocak söndüren bir kışta sokağa çıkmamaya inanırdım korkuya inanırdım Ben ellerimi kullanmayı bıraktım sana yazacağım bir mektupta. işte sana mutlu bir komünist/ çizilmiş bir yüz/ aynı ressamdan dünyaya dayanılan bir ev daha/ kalbimin kurnaz sevdasıdüşünme, yaşamak elbette hiçbir seye benzememektedir. Ben bu saatten sonra musa da olamam ne asam var ne deniz ben artık preste ve radyoda ben artık gün içinde ve ortasında ben artık bir…
-
op.357: adem üren – asesinos y rosas*

büyük bahçelerde elleri olmayan bir bahçıvan içinkudurmuş bir evsahibisin.bak bu bir iklim değilhayata dayanmanın kırsallığı ben o türküyü iyi bilir iyi söylerimneye karşılık gelir yaşamançiçekler açtın da toprağın çamur ey tanıdığı olmayan/konuşurken ağzını arayantutunmak için bir dal diye ormanlar yakanbu bir isyan da değildircetvele ve ölçeğe hileyledayanmanın ustalığı. bir amatör özgüveniyle yaklaştım bu boğayabir yanda …
-
op.313: adem üren – je n’ai jamais vu*

karnında tekmelenen bir cehennem değilse eğercehilin girebileceği bir kapı içingözlerini ver. nedir dölün süte kavuşur acelesibir düşün bin yaşabir yol değilse bu gittiğimizayaklarını ver. her bıçağı aynı kemikte denemenin tekrarıve tekbiridir seninle karşılıklı oturmakben tam buradatam burada benben tam da burada ben elbette belanın ve bir kaydın ortasındatabancasız kaldımben elbette o güllerin ve katillerin ortasındasenden…
-
op.270: adem üren, chanteur*

Sen sıratsız düşündüğünde her seyi mümkün değildirYaşamı bir katilde aklamakNe için öldürülüpNe için yaşatılacağım. İşte bu doğrudan bir kent kültürüBu olabilecek her şeye karşı durmanın mesnevisiBiraz ölmeyi bilen biraz öldürmeyi bilenKimse içinÇayevlerinde, yaşamda ve sanattaOrada olmak/ oralı olmak öyküsüdür. Türkiye’de bir sabah doğrudan bir sabah değildir artıkNasıl öfkeli nasıl bir yere gitmemenin kararıysa buGirdiğin sokakta…
-
op.205: adem üren, şikayetname*

yıkıldı gövdemde bu bir hipodromdurne yarışın bitimine/ne zulme ne ölümeteslim olabileceğim bilekler yoktur bende nemrut kadar uzağındayım her şeyinbir sevgiye ıslak ağızla yaklaşsamöldüreceğim kesin. düşünmedim hiç böyle kesileceksemdölden diye bir günbu cenap bu et bu açlık aynı anda okunmuyor. çiviyi çiviye çakan/şarkıyı açan/ sesi kısanradyodan ölümsüzlüğü ölümle açıklayanalnındaki kara putlardan daha karayıkılacak bir evin muzafferisin…