Etiket: feyza menteş
-
op.456: feyza menteş – döl ve öl*

Yirmi dört yıl boyunca; duyduğum uzun tiratların sonunda aklımda kalan ve sorguya çektiğimde Allah’la kapıştığımı birebir hissettiğim nasihatten biri şudur: “İnsan biraz da kendi kaderini kendisi yazmalı.” Yırtık külotlu çoraplar, yabancı adamlarla süren geceler, ucuz odalar, içki, uyuşturucu, duvar ve barlar gözümün önünden geçtiğinde kaderimi yazacak yerin de yerin dibi olduğunu anlayabiliyordum bir tek.Anlayabilmenin getirdiği…
-
op.429: feyza menteş – yükseliş ve düşüş*

Sona tek bir ağız kalıyor. Dişleri dökülmüş kocaman bir ağız, kokuyor. Sonunda bir çığlık duyuluyor. İfadelerle çoğalmak, tam bir facia. Nesilden nesil-e işleyen kir. Bütünleşip bir araya geldiğinizde siz, kök ağacının dallarındaki bütün mırıltılar, uğultunun içinde bir sesin daha gürlemesi demek sadece. Kayboluyorum da değil. Dinlemiyorum. Ve sabit durup kökleşmediğim için kalabalıklaşma durumuna muazzam ilgi…
-
op.388: feyza menteş – irtifa ya da kor*

Ben de ara sıra oturuyorum tımarhanemde. Pencerem olmadığı için başımı duvarlara yaslıyorum. Başımı duvarlara yaslayıp, kim geçiyor diye sokaklarımdan bakıyorum. Başımı duvarlara vura vura kovuluyorum bu mahalleden de!Öteyi göremiyorum, buğun ötesini merak etmiyor deliliğim. Kanıma işlenen hiçbir şey ve özellikle cesaretim, bana bir çıkış yönü sunmuyor. Tanrı da indirmiyor gökyüzünden bir yağmur ya da kubbe. Aramız…
-
op.370: feyza menteş – yirmi dört*

Kalbimdeki mezbahayla bütünleşti toprak. Yoksunluk sınırlarında gezinirken yüzyıldır koruduğum delilik. Korkunç bir ihtilal kopardı geceyi ellerimden. Ateş aldı mürekkep. Şarjörü dolduran gözlerimdi, sözlüklere daldım. Dirim, ulu ve yalnızdı. Sefil ve şehvetli gömüldüm ben. Ebedi huzursuzluk açtı göğüs kafesimi, ebedi huzursuzluğun eziyeti sardı ruhumu. Keşke, o gece odamı boyasaydı bir kiralık katil, ben bir kilometre aşmayı düşünürken kendimden. Nalburdan…
-
op.323: feyza menteş – bir başkalık yok*

Kimi için geçici bir illüzyondan ibaret hayat. Hassas ruhlar adına sargı bezi ve yaralanmadan. Fazla hasarın dozundan çürüyen bedenler için bir başkalığı olmayan travmalardan. Tüm mutsuzluklarını kadraja sığdıran için bir rolü canlandırmaktan her gün. Kimi için tarihi gecikmiş siyanürden. Doğum nedenine küçük harflerle yazılacak bir dünya bahaneden, kimi için yaşamaya inat etmek. Sadece bahaneden. Yani…
-
op.280: feyza menteş, mikrop*

Sevişerek terk etmekten nasibini alamayan uykusuzlar, ellerinde tuttuğu ve hayatta ancak böylece kaldığı bir kıvılcımdan da mutlu olabilir ilk fırsatta. Hani, küçük şeylerden. Benimki biraz farklı diğer çocuklardan, acıdan yararlanmak gibi çirkin bir alışkanlığım var benim. Hayata tutunmaktan sıkılınca aşağı bakıyorum her seferinde. Uçmak için ilk ve tek fırsatım, bırakmak sanki. Sırf bu yüzden sargılarımı…
-
op.252: feyza menteş – taşsız, tahtasız mezarlar*

Altı çizik tekrarların mürekkebiydi dilimdeki kan, yol çalışması bitmeyen şehrin sokaklarına tükürdüm, morarıp kaskatı kesilmeden ağzım.Belki nefretim, aynı istikamet üzerinde sorgulamaktandı bir şeyleri.Hep aynı yönden vurulunca delindi kafam.Şarjörü dolu bir tabanca gibi tetikteydi ruhum, yine kabzası döndü parmaklarımda. Ateş etmek yerine yine parçaladım bir şeyleri.Hangi terörist çaldı kapımı bilmiyorum, hangi örgüt vurdu beni önce, hangisi…
-
op.208: feyza menteş, pansuman*

Sırtım soğuk bir koğuşta yaslıdır. Garantisi birkaç yıllık gençliğimde yediğim darbeler, uzun ömürlüdür. Nezarete düşmüş yüzüme bakmayın, gözlerim biraz cop iziyle kaplıdır. Paramparça ruhumu sınama istekli hasretlikler, un ufak etti sanmayın. Tepelere bakarken yakaladığında Tanrı beni, kepengi indi, bütünlüğe yeminli illet aynaların. Bir yerlerden bir yerlere taşınırken anımsadım kendimi. Benim hayatım hep bir aracın arkasında…
-
op.185: feyza menteş, nakil

Hiç değilse henüz çok erken kalkmasam, bir sabah uyansam ve beyaza çalsa kamburum, üzerine serpilen topraktan kurtulduğunda. Aklım başıma hep acıyla devşirmese de pişmanlıktan doğan yasım, hayal kırıklığı büyütmese. Bir sabah uyansam da koskocaman bir kadın olsam, yıpratmasa beni, gece yarıları ansızın dirilen kıyamet. Hiç ayaklandırmasa ürkütücü kabuslarımın sireni, koynumda beslediğim umutları. Facialar gelmese. Facialar…
-
op.179: feyza menteş, durmak geliyor içimden

Hayat durdu. Hızlı manevralarıyla bağışıklık kazanan dünya, durdu. Yüzümün çizgilerinde viraj alan yaşlar, eskilerin dip bataklığına varmadan kurudu. Ölü parmaklarımın yetişemediği lambalar kapandı ve seyrederken yaşayanları, söndü ışıklarım. Hiçbir şey değişmiyor diye ağlardım eskiden, eskiden çok ağlardım. Durmakla tükeniyor diye her şey. Eskiden çok ağlardım, geçmiyor diye zaman. Zaman geçti ve eskidim diye, şimdilerde ağlayamıyorum.…
-
op.163: feyza menteş, pus

İçinde sızdığım evleri yıkarken bilinçli kaldım, kalabildim. Şimdi çıkıp yaptığım her şeyden sorumlu olduğumu söyleyebilirim. Çünkü kurmaya ve yıkmaya alıştım. Bunun lanetini tattım. Bu laneti ben icat ettim. Dışarıya bir çıktım üst üste hatalar yaptım. Elimde tuttuğum her şeyi bıraktım. Bıraktığım her şey kusurluydu ve milyon tane insana inandım. Onlara inanmak hiçbir şeyi değiştirmedi. Soğumadan…
