Kategori: işaret kuşağı
-
op.79: ”hariç” şiire ”dahil”

yiğit ergün, nisan 2020 Emre Ay, 1994 yılında doğdu. Gazi Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünü ve Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümünü bitirdi. Vurgu Edebiyat Dergisinin editörlüğünü yürütmektedir. “Hariç” (2019) adlı şiir kitabı yayımlandı. İstanbul’da yaşamaktadır. -“yutkunma” şiirinde şu iki dize geçiyor :“geniş korkulardır göğsümü daraltan / göğsüm incelik için tek solukluk” İnceliğe hasret…
-
op.78: kazım baran yılmaz’dan, davut değilim

işaret kuşağı, nisan 2020 çok yanlış anlaşılmış bir hikayeden geliyorumterazimin tarttığı kum kadar mülk sahibiyimgittiğim her yerin uzak olması gibi bir kusuru var. kazım baran yılmaz’ ın işaret kuşağı kapsamında çıkacak yeni kitabı ‘davut değilim’, yakında
-
op.67: knock out

adem üren, temmuz 2020 arkam sav, önüm seattleşuramda tetik genişleten bir gençlik türküsü“ellerim dağlar kavuşturduellerim hep senden ayrı” sürsün bunca çevrimkurusun bütün arka bahçelernereden tutsam elimde kalan dublörün sahteliğikaldırıma çarpan sadece onurum değilbeni nerede tutuklasalar orasıdır karakol. en acıdan en iyiye gidenkitaba ve aşka bağlılıkuçurulmaz bir uçurtma takibidirgözümün gördüğü kadar şu ölümne zaman geçsenbir sokaktan.…
-
op.60: hiçliğin mitosları

çağla nalbantoğlu, ocak 2020 mutsuzluk mezbahalarını cennete çeviren didaktik bir şiirdi göz kapakların zamanın devrik cümlesi, bitki örtüsünün vecde gelen iki damar patlağıydık Dokunaklı bir var oluş hikayesinin okunmayan esamesi duyuluyor ormanın derinliklerinde. Elleri bağlı bir lanet senfonisinden yazıyorum sana bu satırları. İnsanoğlunun ortak dertlerine değinmeden, bilmeden ölüm yakar mı annelerin canını ya da münhal…
-
op.51: kusurlu cinayetler senfonisi, ikinci bölüm

mehmet ali güldalı, ocak 2020 Cehennem Mahallesi gettosu… Sefalet, yokluk, yoksulluk içinde olan getto, çaresiz getto halkı… Getto, genellikle tek veya iki katlı, birbirine yapışık evlerden oluşuyordu ve bu evlere ek olarak harabeler vardı. Tek katlı olan evlerin dış yüzeyi, maviye boyalıydı ve demir kapıların rengi de ya maviydi ya da kahverengi. İki katlı olanların…
-
op.50: isyan çiçekleri

adem üren, nisan 2021 bir vietnam türküsüyalınayak çorbasıdıröfkem gençliğimin. kayda geçsinbasılmadıkça diye damarımabaşkaldırma lüksümboyumu aşmayacakdenizler vadettiği içindir devlete.kanım parıldamıyor diyeellerim kıstırılmış bir tay gibihareket etmesin mi yazıyorum, tamam desinlertahtlar kurduk kırmak için,susacaksak ancak ölüm diyedir, tamamdevsek ve hala küsmemişsek,insansak/ doyurmaz bildiğimiz eteve ekmeğe, tamam. tellallar çıkarıphaber olduğum kentlerin mızrağısınbana bir güneş boyubana uzun bir yol…
-
op.46: defterimden alıntılar -bölüm altı: adem üren ve sevgilim, ağzımda akdeniz

çağla nalbantoğlu, ocak 2021 kitapların ön sözünü okumayı sevmeyenlere bile okutacak cinsten bir ön söz ile başlıyor üren. sevgilim, ağzımda akdeniz‘deki şiirlerini şöyle tanımlıyor: ” güç ve onu elinde bulunduran her babanın, dövülme, her devin mutlaka bir gün küstürüldüğünün şiirleridir. ” syf 9, MUSTANG: hadi dedim cehennem kadar ateşliyim ve yağma hadi dedim krizden inceyim…
-
op.42: eighteen to nine

kazım baran yılmaz, kasım 2020 sucithlara lata bir yerde bir yanlış var, misaller bir yerde onanmaz bir kusur, meselalar bir yerde tılsımını yitiren bir ihtimal, belkiler kaybettik ve belli etmedik asırlık sırrını elden duyan bir yabancının ehemmiyete düşman oluş hırsını hızıyla çürüdük hem de kesintisiz diri sandıklarımızın iç ihtilallerine hedef oluşuna benzer örneğin tahrir’de aynı…
-
op.15: işaret kuşağı’ndan: mehmet ali güldalı – intiharı süslemek

işaret kuşağı, ağustos 2021 bir pencere süsü değil midir intihar? mehmet ali güldalı, intiharı süslemek işaret kuşağı’ndan. intiharı süslemek’e ulaşmak için:
-
op.12: inkisar

emre ay, nisan 2020 sonsuz güzelliğin altını kanla çizdiler duyuluyor ağrısı sözcüklerin annelerin kayalar parçalayan gözleriyle yoksul heyecan ırmağı parıltısı sanki kızgın hakikati ıslatmaya çalışan binbir söylem her tanımsız çığlık bütün bir tarihi canlandırıyor aynı oyun aynı sahne değişmiyorken gündem bir çöl yorgunluğu geçtiğimiz her yer neye açılırsak onunla kapanıyoruz yüksek bir keyif telaşıyla bahar…



