Etiket: şiir
-
op.85: nuit verte

kenan albustanlı, eylül 2021 Pantheon’a gömülen general kasıntısıyla izler, onu, geceteninde ay yanıkları, aşk şarkıları dilindetınısı, zihnin asık suratlı emirleri, moda dışı selamlaşmaakılda çoktan sallanmış bir otoriteve kınına kılıç yerine gül takangüleç yüzlü, henüz devrilmiş olan kraliyet Lé/bilmemne şövalyelerizırhları evlerinde şimdi günü gören de, tanı gören kadar net anlatsınyalınayak/takunyalı bir deliye anlatır gibimadeni para üzerinde…
-
op.83: greenlerin büyükşehir maceraları

cihan adıman, mart 2020 merdiven üstlerinde oturuyor şehirliler v.baba gençliğinde nasırlar biriktirmişinşaatlardan kalma bir yük binmiş sırtına -fıtıkgençliğini iliştirmiş aynanın kenarınasaçları kıvırcık-siyahne devrim ne darbe geçmiş saçları arasından kıvırcık-siyah, baba ahalinin ortasında karıştırıyor saçlarınıserçe parmağını bırakmış binalardataşları diziyor dörtlü masanın üstüne baba ahalinin ortasında karıştırıyor saçlarını y.merdiven üstlerinde seyretme oyunu insanlar birikiyor büyük takvimin yaprağınagünlerle…
-
op.81: gittikçe bozuluyor sesim. gayrım yetiş

yusuf araf, mart 2020 #1 su yadırgıyor kendini tenimde. yaralıyor dediklerimi, diyeceklerimi örseliyor yeniden.değil uzanıp dindiğim kahrın o ağızdan çıktığı için yıkadığı şeyde terk. hiç yoktu olacağı güzel yüzümde gülen hüznün hükmü. ola ki çağrıldım. ola ki bilindim çarşının ortasında, kahraman ellerle bilindim, korkak sözlerle ya da şeyler tanıdı gündüz körü gölgemdeki aksi.önemi miydi olup…
-
op.76: yangın yeri viyana

enes sarı, haziran 2020 Adamlar peydahlayan aynı adımı sana adamıştımSürgündeSabit süreğenlikte süreSürgündeGeçmek bilmez mişli geçmiş ve meyli batı’yaYüzün daha görülmemiş antarktikaların şaşkınlığındaÇevir yüzünüBoynunu kurban et amedeo’yaBoynun boyunu geçtiğinde afrika’nın maskları asılırHeykeller hareketlenir, pazuları usturalanır us yokluğundaUs yok ve tin, sığ ise öz tığ inceliğinde olsa da nafileVe velvele, gidebilmek galilei ile gaile bir merküreYerküre kafi…
-
op.74: şurada

aytaç ars, mayıs 2020 Açacak burada mı peki? Değil.Fakat açacak neden burada değil Ve yine derine inmeye çalışan boğa bocaladıSadece cevizlerin içine saklanınca korkusu geçenHer birimiz farklı okumalıydı şelaleden akan paragrafı Halının altına bakınKangurunun aceleci anneliğini pekiştiren asimetrik kesimeZıplayabilirsek kaçarız ormandanÇünkü derine inen boğa boğuldu Boğa boğuldu Boğa boğuldu Nasıl da ağzımız doluyor harfleri bir…
-
op.72: phoenix

kenan albustanlı, mayıs 2020 -benden külateş de benden – geldiğin yertoprak duvarkuştüyü yastıkdeğil mi zaten gözü büyümüş, ağzı oval şu aklımınyarı kaçık zührevi çiçeklerive altında aydın ve çığırtkanlığınakarata yaklaştıkça artanpeygamberdevesi şarkılarırenk renk mantarları şemsiye bellemişbir kraliçe, bir de işçizaten adın, adımadeğmez diye devrimveya devinim benim zaten bir dala tutunamayışımbir daldan sayılmayışım ateşten kanadı olgunluk seviyesine…
-
op.71: başıma ne gelecekse

çağın özbilgi, temmuz 2020 * annem çiçekli çayırlardan kimi toplar?adım anılmayacaksa ölmeliyimadımlarım gerisingeri uslanmayaben o göğüs boşluğuyum inceliğeben o romantik kuş ezgileriaklım beş karış havada / kargalarla aram pekiyi değilötüşüne imrendiğim ağaçlaryaslı, sonbahar düğün ertesi olmayayani yalnızım, yani yıkıkçarem harabeler inleten kitaplar okumakdevasa aynalarda kırılmak sözcüklerlegömlek cebimde taşıdığım fiyaskoylaağır geliyorum hayata / ama nafilegıcık oluyorum…
-
op.70: içimde bir dağ

hatice kübra öktem, ağustos 2020 bazen diyorumyüzümdeki lekelerin yerinikalbimdekiler almasaymışçıkmayan lekelerkapanmayan oyuklarhala akan yaralarsonu olsaymış bütün bunların da hayatınhayatımı bir melodinin içinde geçirebilecekfazladan bir şıkkı olmalıymışbaşı şişenlerçok yorulanlaryaralarından yerinde duramayanlarbaşını alıp alıp oraya gidebilmeliymiş bazen diyorumşarkılardan başka tutunacak dalımız kalmamışneden göğe uzadıkça kesmişler ki bizidaha çabuk ve taze büyüyelim diyeyse evethakları var ama böyle değilyine…
-
op.69: diğer mi değer mi uğr-

hilal fırat, ağustos 2020 Kendinizde ya da bir başkasında olmaya mı geldiniz? / IVDüşüp kalktığı yer hep kelimePas ve bir makas eşliğinde kırıkları alınmış ayna!İyi çalışılmış öfke bir de akışkan harita.Bir ucundan diğer ucuna eklenirse gök diğer mi değer mi uğr- Kaçıyorsunuz… oysa nasıl da bir şey arıyor gibi’ siniz. / III3’vakte dek: İçmeye hızlı…
-
op.68: yılan votkası / sen de artık sevgilim olamazsın

ahu neda, mayıs 2020 Paradoksla seviştin, deneyim nasıl,Birini tutuklar mısın severse Kitapları okşardık yalnız kaldığımızda, insanları oylardıkHerkes gitmeli! Sen dur,Bir hiçi yaşıyorsun, varlığını arttır, bir yılan votkası koyHerkes gitsin bu sokaktan, birbirimizi görelimÇarpışmaları tanıyalım çünkü iki çingenesiyiz tek ırklı zihinlerin. Bana kızmakta ısrar, niçin yok her ay büyüme merasimiKalmadı eski teni aşkın, yedim. Sorgu odaları…
-
op.67: knock out

adem üren, temmuz 2020 arkam sav, önüm seattleşuramda tetik genişleten bir gençlik türküsü“ellerim dağlar kavuşturduellerim hep senden ayrı” sürsün bunca çevrimkurusun bütün arka bahçelernereden tutsam elimde kalan dublörün sahteliğikaldırıma çarpan sadece onurum değilbeni nerede tutuklasalar orasıdır karakol. en acıdan en iyiye gidenkitaba ve aşka bağlılıkuçurulmaz bir uçurtma takibidirgözümün gördüğü kadar şu ölümne zaman geçsenbir sokaktan.…
-
op.58: relax amentü

arsen everekliyan, ocak 2020 yaşamı buradan kaldıralım havalandıralım evisöyleyecek bir şeyi yok bunlarınbatık şehrin piçlerine el açma ellerimtam bu durduğum yer dünyanın sonuyılların demir tozu yüzüme vurdu kös… içerde bir yerde zılgıtlar atıyorum deliceaman kimseler duymasın kırılan zincirin sesini,üst üste devrimler yapıyorum,gotik yalnızlıklar içinde…biliyor musun şiir beni bıraktı sen hep aynı kalkurutulmuş tohumlar kadar saklıgün…
-
op.57: çürük hava

yiğit ergün, ocak 2020 tasmamı kendim taktım yolumu kendim seçtimeğil zamanı şimdi bir hatadadöşediğim köprü ayakları batarken kaburgamarüyam tedbirgünüm kamçılama asılı duvarakaçmıştım gelgeç ilişkilerdenkaçmıştık beraber, kaç? tanrımı yakama bağlamıştımoynamıştım da gülüpbozarıp ağlamıştımhayat her kucaklamasında bir yerlerimi yuvarladı, anlamadımsefer uzadı her seferindedelik büyüdü söz nallandıbulutlar şehrin efkarından nem kapıp üstümüze yağdıhatırla, yazdı yalınayak sevişmiştikkıştı karaşın bağlamıştıkhazanı…
-
op.54: aynalarda resmi makamlar için orkestra

arsen everekliyan, ocak 2020 dalı esmer bir ağacım budağımda baykuşun kanı var sorular taşıdım bunca yıl cevapsız kara kaşlım giyotin bakışlım başını düşür ömrümün boynum sana kıldan ince… kör bir yalnızlıktı gözlerimde hüküm süren çekildi tırnaklarım dibine kadar aktı yanılgı çadır giydirilmiş kentlerin içinden usulca geçtim mosmor ve kaskatı şarkılar söyledim heybetinden korktum “tanrı dağları`nın……
-
op.50: isyan çiçekleri

adem üren, nisan 2021 bir vietnam türküsüyalınayak çorbasıdıröfkem gençliğimin. kayda geçsinbasılmadıkça diye damarımabaşkaldırma lüksümboyumu aşmayacakdenizler vadettiği içindir devlete.kanım parıldamıyor diyeellerim kıstırılmış bir tay gibihareket etmesin mi yazıyorum, tamam desinlertahtlar kurduk kırmak için,susacaksak ancak ölüm diyedir, tamamdevsek ve hala küsmemişsek,insansak/ doyurmaz bildiğimiz eteve ekmeğe, tamam. tellallar çıkarıphaber olduğum kentlerin mızrağısınbana bir güneş boyubana uzun bir yol…
-
op.48: üzgünüm bu aşk da olmadı sana

umut yalım, şubat 2021 Üzgünüm Bu aşk da olmadı sana. Hiçbir kâlbine düzgün oturmadı. Ne de Rengine uyum sağladı kâlbinin. Bence Yağmur suları biriktir şimdiden. Anca Ağlarsın belki bu ikindi vâkti. Köstence Malı ve yelkovanı kırık bir sâât gibi durmak istemiyorsan artık. Başlıklı bir şiire başladım. Artık başlıkları da uzun tutuyorum. Artık ba şlıklar da bir parçası şiirin. Hep üzülmüşümdür kısa başlıklı şiirlere. Yarım bir kol ya da yenmemiş bir e kmek gibi…
-
op.44: bir dizi pakt ya da annemin boğazındaki o yavrum tümörü

enes sarı, kasım 2020 açıldığı halde aşılmamış yol uğradığında yolcuya ziyaretin kısas’ı makbuldür diyerek vicdanı ile cüretini baş başa bırakıp beni gördün, beni gösterdin fakat yürütemedin ayakları yoktun fakat işaret edilen her noktada bir kendini bulmuşluğa, işaret edilen her yeri evine benzetme çabası ve her evin alçısına geçerek yolun bölünmüş bütün uzantıları sirayet edecek yolcuya. haliyle, vücudun ağırlaştığı anlarda yüklü taşıtlarla dönülür kavşaklarşeritin ortası seçilir boşlukta bu aşikâr, varılacak durak aşk olsa da vasıtası kârkapının çalmayan tarafında biriken ince uzun parmaklar ve ince uzun yollar bir vücut çıkaracak uzuvlarımdanartık yürüyemeyeceğim fakat başka ayaklar sallayacak beni başka yollarda. yönelime irade karışmamışsa idaresi zor olacaktır yönetimin bölüş ve parçalanış yapbozun önümüze serdiği resimdeki kesik damarlara tekrar tutunma mecburiyeti beni sizler yarattınız umarım yaradanı aratmazsınızbeni sizler yarattınız umarım kendimi aratmazsınız korkusuyla bir daha parçalanmagitmeler kadar kolay olmayan gelmeler çekimlenir burada: bu geçmiş zaman hikayesiher gelecek geçmişinden çekinir bu tarihin rivayetiyani rehavetin yeri hazırlanırsa erkenden yeryüzündedoğduktan sonra doğrulmamız zaman alacak fakat sonunda emekleyecek her yetişkin. baktığında kâle alınmayan kale olunca kırık duvarlarının ardında bataklıkta onu aşabilmek için gösterilen gayretin görünmez olduğunu bilerek yer, çekimine mağlup olarak kendi yalnızlığına çekilecek. hayatın hayalarını ovaladıkça çıkması beklenen ecinne sürüklerken ecele, kulaçları tersine atmak dikine yüzmek deriyi bu şekilde incelterek derinlerden yüzeye yani köyümden havai kentlere diz çökerek ya da oturtarak dizlerime, ya pakt ya da annemin boğazındaki o yavrum tümörüannemin boğazındaki o yavruların terörü silinmedikçe dizelerimdebir vücut, artık çıkacak uzuvlarımdanartık üreyemeyeceğim fakat başka ayaklar sallayacak yavrularımı başka ağızlarda.
-
op.42: eighteen to nine

kazım baran yılmaz, kasım 2020 sucithlara lata bir yerde bir yanlış var, misaller bir yerde onanmaz bir kusur, meselalar bir yerde tılsımını yitiren bir ihtimal, belkiler kaybettik ve belli etmedik asırlık sırrını elden duyan bir yabancının ehemmiyete düşman oluş hırsını hızıyla çürüdük hem de kesintisiz diri sandıklarımızın iç ihtilallerine hedef oluşuna benzer örneğin tahrir’de aynı…
-
op.41: geceler bana zulmü öğretiyor

hasan salih kaymaz, aralık 2020 geceler bana zulmü öğretiyor ben sırtımı dönüyorum gecelere doğrusunu bildiğim yalanlardan ve her şeyi düzeltmeye kalkışmaktan sakınıyorum bir yere vardıramadığım cümlelerin tutsağıyım doğrusu korkağıyım ben adını anmaların yok yere üzüntü duymaların tadına oracıkta varıp muhafaza etmek hikmetinden sual olunan vicdanları ne acı, kimseler kadar oturaklı değilim yeşermemiş bir hınç salınıyor…
