Etiket: şiir
-
op.351: sevda altınkaya – bana yeni cepheler gerek*

Toplumsal bellek, diğer adıyla insan uyduruğu izlerHenüz varlığından haberdar olmadığımız bir gezegenle çarpışabilirİçinde bir kelebeğin kozasız kalışından habersizAğaçlar her şeyi bilir ve susarUzayda boşluk aramaya benzer aşk ve savaşımBana ne yapacağımı anlatan teknolojik cihazlardan çok sıkıldım Üçüncü dünya savaşına hazır değilim, yeni kapandı cephelerimKorkarak yaşıyorsam ancak gurur duyarım bundanKralımız korkusuzca çizdiği için halkın silüetiniHalk kendinden…
-
op.350: alpkan alkan – dava*

dünbir kadın öldü kansız bıçaksız penceremin kırık kasasından akan rüzgarda onu izledim hareket etmiyordusaçlarına mevsimlerin tozu çökmüştüsehpadaki şarap ve kahve lekelerinesigara küllerigünlerin geçtiğini hatırlatması için yapışıyordu apartmandaki poşet ve devlet sesleri dışında kapısında aylardır bir akıbet belirmediancak yalnız kaldığını da hiç görmedimsorunun esansı da buyduve evin her yerine yayılmıştınefesinin beş on yıl boğulduğuboynunu sandallara emanet…
-
op.349: arda erdoğmuş – şakı*

Nasihat et, şakıAl sana kırçarmış bir yakamozKuşluyor duruşun bütün fikirlerimiBakma bana, şakıGözümden kayıyor öpüşmelerimizBeni, herkesin gördüğü gibi görmek istemem seniHerkes bir şey biliyorAllah var ben seni, sen beni biliyorsunÖyle bildikçe gözlerin büyüyorGöğsün öyle tıfılNefesin, sağanak yarınların habercisiHavaya bak,Hava öyle haşlak, öyle yakamoz, oturmuşuz öyleÇotuklarımıza merhem sürüyoruz sözdeÇağanoz geçer yanpiri yanpiri, ayakların dibindenKumlar taş kesiliverir gibi…
-
op.344: ayşe ok – muvazene*

Birleştir ruhunuYol ayrımın da bariyer olacak.Kendinle çoğal,Putrel olmaz ise mukavemeti olmaz, Statiğini iyi hesapla.Balkonu salona eklersenGelecek tuğlanın ağırlığınıHoş görsün temelin.Sen toprak değilsinSondaj yapamazsın.“Dur bakayım ‘kil’lenmiş mi?”Sana huzur veren suKagir yapının moralini bozar.Ağaca can verirken, tahtayı çürütür.Bazen denklemi yoktur;Neyi, ne zaman,Nasıl hissedip yaşayacağının.Kalıp sabun değilsin zamanla bitmezsin.Bir anda gideceksin, ‘ansızın’ları önemse.Şimşeği örnek al kendineHemen fotoğrafını çekemezsin.Folyolu…
-
op.343: tilya şen – fransua’nın verno dağı rüyası üzerine*

bir.Cami avlusunun çeşmesinde güvercinler sevişiyorşakağımda akrep tik tak tik tak Seta Mama’nın koynunu gül çekirdekleriyle oyuyor ak güvercinkimlerin evine ışık giriyor kimlerin evine ekmekyabancı heceliyor birin sonu.güvercinleri kovdular Seta Mama öldüışıklar söndü iki.İçerde rahatsız oluyor sandalyeocakta süt taşıyor rüzgarı bozuk para gibi kanadının altında biriktiren karga uçmuyor göz göze burun buruna siyahı öğreniyor siyah rastık çekiyorum gözlerime, burnum büyüyorben başka da kuş…
-
op.342: mustafa güngör – ikinci şehrin hikayesi*

eksantrik bi hissin intrensek fasetleri taşra maymunları, cehennemlerçatlak bir gecenin düşgörmez cinleri…ve güleyişlerin arasında bir biryitirilip giden kuşkonmaz saatleri ölünce öldü! oluyor sonra bi de ama daha 94 yazını bile görmemişkenkaranfilli bir çatal incil reçeli dilimdeayıp olmaz mıydı soyunmak güneşe karşıyutkunulmuş sözleri apansız kusmak gibiyutkunulmuş sözler apansız kusmakla eşdeğer seyrilir sarhoş türkçen bi şarampol boyuesintilisırtın…
-
op.341: eren dertli – 5 taş hikâyeleri*

Babam alafranga bir dünyayı harçlık olarak verirdi3 sakızdan fazla değildi ederiBüyür, büyür sığmazdı ele avucaSakız falında kaybolan gözlerimAkşam ezanı huduttu bizeSerin meltemiyle karanlık çökerdiTelaşsız bir köy yaşlısı gibiAyıpsızdı geçen günlerimApaçıktı her şey günahı kim bilirdiYıldızlar vardı yadırgamayan yeriniAteş böceği vardı kıskanmayan yıldızlarıAncak saklanırdı eşarbının altınaAnnemin çocukluk özlemi Kısmetse seneyeydi her şeyHenüz gelmemişti mevsimlerin en güzeliHayat…
-
op.340: fıtnat şeyma denizoğlu – le cola*

hem sağıma hem solumaolmadı bir daha döndüm cenindua başa sardı,fikrim yok allahım aminannem bilir,uzayamadım sebebi belli.ilerisi diğer bir halka ha gayret kızımhalka halka göğün zikriyerildim gerisi yüzükoyun az yukarısı ellerinuzadım mecbur, elden ne gelirinan büyümek çok çirkinkirvemin gözleri felfecirgeçiyorum her türlü içinden düşüncenindoymuyorum ne halt yiyimtadı güzelse madem haltı da yemeliyim içimde fingirdeşen kırmızı parazitgeziniyor,…
-
op.339: zeynep yıldırım – iki yüz yetmiş dört gün*

Sesimi buruklaştıran günGöle atılmış eskimiş bir tarak, sazlıklarMeleklerin kanatlarıyla kuşatılmış bir güzellik aradım etrafımdaKan oluk oluk gölün üzerinde canlandı birdenDualarla zırh olmak zulme, bu yüzdenKendimi taşıdım sızlaya sızlaya, en uzağa Etim mor, sesim ürkek, dilim dönmüyorGazze çiçeği direnişİsabet etmiyor kurşunlar etimizeKabuk değiştiriyoruz. Derimiz kederli.Gözlerimizde ağrı iki yüz yetmiş dört günBüyüsü bozulduabra kadabra maskesi düştü Batı’nın…
-
op.338: aysu güneş – ben*

yılbaşlarında kırdığım narların kanı üzerime sıçramışahları boynuma kolye olup kalmıştek gözü elinde o esmer kız yeminler etmiş uykularımı bölmeyeyine de bi sen olamamışuğruna cennetin sahibini bırakıp geldiğim dünyaciğerimi yakmışbir gün değil, her güntepetaklak edip beniağladım diye sicimle yağmurlar akıtmış gözlerinden-sevincinden-yine de bi sensizlik olamamışaylar sonra bulduğum gözlüğüm düşman olmuş banaceketin cebinde göremediklerindenanlattığım halde inanmamışbuna rağmen…
-
op.337: adem fatih kılıç – kapılar kapalı gurmesi*

mmmmm damağımdaki tuzlu su mmmmm ne bomba içinde boğulmanın sıcak, yumuşak, çarşılarda enflasyonla kriz titrekliğiyle, yürü adımın izi solur korurdum dilenmeseydi dursaydı da tümmmmm kötülüklerden onu mmmmm yatağımdaki soğuk gıcırtı mmmmm iklimim budur öğrenmiştim sert sivri o kavisli cisim hiçliğm dansın büyüsüne inandı istenç bir kez gülüp hep ağlasaydı da tümmmmm ısıyı aktarırdım ona mmmmm…
-
op.336: merve hikmet d. – her gün kadar sisli bir günün açmazlarının beş vakte tertibi*

I. sabâ taburlarınca esir kelimeleraltı yüz kırk iki kitabınbâtına kıvrılmış sayfalarıayşe’nin iki kelamıve bir duadan ibaret mühimmatımben susarsamhemen tükeniveriyorumsuspussis içinde saklambaçbillurlaşanın infazı şart!gelinliğini bir üniforma misaliher gün üzerinde taşıyano kızın beyanıysaelbet kurutacak soyunu gılgamış’ların II. uşşak her şerde bir şiir vardır diyorum yabizde de bir performans anksiyetesiama ben yine deöyle bir psikanaliz yapacağım kicanım…
-
op.335: rıdvan şahin – her şey hatıralarda yaşıyor*

Gerçeğin ben türlüsünden amentüYazı severim hasret kaldığım zamanBaharı lümpen doğa fetişlerine bıraktımKış sizin olsun kartpostallardan kalmışsa tabiSonbaharı benimsedim yapraklar sararıp savrulduğundaDelişmen bir tayf gibi rüzgarın önündeYağmurlar vururken camaKovboy filmleri izlerdimOkullar açılırdı daha yaza doymadanAma sonbaharı da severdimOkullar açılmasına rağmen Hoyrat zamanlar yaşadık tüm mevsimlerdeMevsimlerin her türlüsüne maşallahKurak mevsimler olurdu fındık olmazdıBol olurdu bu sefer para…
-
op.334: zeynep sude – ç-ç-ç-çifte*

tekrar, tekrar, tekrar, ve tekrar.bu yoğurdu sa-sa-sa-sa-bıkkınlık.sa-sa-sa-öfke.sa- … sarımsaklasak da mı sa-sa-sa-sa-öfke.çığlık. nefes al, içinden tekrar et.zaten ezberinde, tekrar et.ne diyeceğini biliyorsun, tekrar et.b-b-b-ben b-b-b-b-öfke.ben kötü biri miyim?b-b- ben aptal mıyım?aptal. öfke. yumruk. gözlerini kapat, derin nefes al.ver.düşün, tekrar et.nefes al, düşün, tekrar et.k-k-k-ka–kalem? buyur.başarısızlık, öfke. “yavaş konuş.”“ne diyeceğini önceden düşün.”“gel cevaplarını ezberleyelim.”“yavaş ol.”“nefes al.”“şşş,…
-
op.332: fatih ceyhan – potpori*

no name aşktır kabuslarına kurtarıcı olarak girmek için süpermen kılığındayım,seni kaçtığın bir gerçeğin elinden alma hayaliminsüper kahraman kostümü bu, lazeri, high kicki kalbini saat kaça kurarsam seniyalan bir dünyadan uyandırırım: bu da soru üzerine dantel serili diye göğüs kafesimi demode sanmaiçindeki sevmek gıcır gıcır kalbimin korkutucu bir unsur olduğu anlamına gelmezsökülmüş organ fobini yenememiş olman…
-
op.331: talha kutay – rençperin yüz kırışıklıklarından dile gelendir*

metropolün sevgiyi soğuran sokaklarındadirengen nazlı mı nazlıkörpe kısrak gibi doludizgin gençliğimkoştururken ankara sokaklarındaumarsızca hayata dairtanış oldumnasırlaşan elleriyle pamuk tarlasındagöz pınarlarından akan yaşları silen bir rençperlegeçen sene bu zamanlardaçukurova’nın sıcağında.dertleri yığılmıştı sanırsın toroslaranlattıkça tanıştı farkındalıklacinnah yokuşunda pat küt yuvarlanan gençliğim.bilmezdim kusur olduğunu öksüzlüğün yetimliğinsırtına yazılmış bir keredile gelirken dertleri kilidi paslanmış gönül sandığındanah çekse yıkılırdı toroslar…
-
op.329: esra dökmen – enfarktüs*

en dik yerinde şehrindoğa dengeliydiekme biçmeyizamanlamayı halletmişti tanrı belli ki anlara sarılmak istediğimdeyolu uzattım ve sözümü de“o iyi tercümeye ihtiyacım var” dedimçürük söz sevmiyordum çünkü”anlamak gerekiyordu ayrımdı buvazgeçiyor olmak için mi yapılmıştı sokaklarkerpeten taşıyordum çantamdaanlamamak adına “kelebek sergisinden de bahsetsenetaş gibi rüyasın” dedim bir akşam üzeri ona“bir sıfır kazanıyorum orada”aklımdaydı hâlâ açamadığı tüm şişelerkurtulamıyordum bundandiyaloglarla…


